İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

CİMER Şikayetleri

Okul Yöneticileri CİMER Şikâyetlerinden Şikayetçi

Okul yöneticilerinin sürekli takip etmeleri gereken ve zaman ayırmak durumunda kaldıkları başlıklardan birini de CİMER başvuruları oluşturmaktadır. Veli, öğrenci ve öğretmenlerden, çevreden, siyasi kanallardan, sendikalardan, basından gelen okullarla ilgili CİMER şikâyetlerine genellikle öğrenci-öğretmen, veli-öğretmen, öğretmen-yönetici arasındaki iletişimsizlik ya da okuldaki uygulamalar konu olmaktadır.
Hesap verebilirlik her kamu görevlisinin olduğu gibi okul yöneticilerinin de sorumluluklarındandır. CİMER başvuruları ile gözden kaçan eksiklik ve aksaklıkların farkına varılması, bunlara yönelik çözümlerin üretilmesi mümkün olmaktadır. Ancak birincil bilgi kaynağına başvurmadan yapılan ya da gerçeğe dayanmayan başvurular okul yöneticileri ve öğretmenler üzerinde olumsuz etkiler bırakmaktadır.

  • Tehdit ve şantaj aracı olarak kullanılıyor: Başta öğrenci ebeveynleri olmak üzere kişiler öğretmen ya da okul yöneticileriyle yaşanan bir problemde CİMER’i bir tehdit unsuru olarak görmektedirler. Beklentileri karşılanamayan, talebi gerçekleşmeyen velinin ilk ya da son cümlesi konuyu CİMER’e taşımak şeklinde olmaktadır.
  • Şikayetlerin önemli bir kısmı asılsız: Birincil ve doğru haber kaynaklarına başvurulmadan yapılan başvurular öğretmen ya da okul yönetimi ile iletişime geçildiğinde çözülebilecekken doğruluğu ya da yanlışlığı sorgulanmadan CİMER üzerinden bir zincire dönüşmekte; okul yöneticileri de dahil platformdan sorumlu tüm personel aslı olmayan bir konu ile ilgili mesai harcamak durumunda kalmaktadır.
  • İş yükü ve zaman kaybına yol açıyor: Okulun işleyişi ile ilgili birçok başlıktan sorumlu olan okul yöneticileri için CİMER başvurularını cevaplamak ilave bir iş yüküne dönüşmüştür. Eğitim dışında her şeyle uğraşmak durumunda kalan okul yöneticisi her bir CİMER başvurusu ile ilgili bir bakıma mahkeme salonunda savunma yapar duruma düşmektedir.
  • Başvurularda kullanılan dil ve üslup hakaret ve saldırı içerikli olabiliyor: CİMER başvuruları içerisinde öğretmen ve okul yöneticilerine teşekkür etmek, memnuniyet bildirmek ya da bir konuda bilgi edinmek için yapılanlar olsa da çoğunluğu saldırı barındıran ifadelerden oluşmaktadır. Öyle ki bazen başvuru sahibi kamu görevlisine isnatta bulunmanın yasal karşılığını bilmeden aşırı cesur ifadeler kullanabilmekte; başvurunun mahiyetini iftiraya kadar götürebilmektedir. Öğretmenler ya da okul yöneticileri nadiren bu saldırıyı ya da iftirayı adli makamlara taşısalar da genellikle sessiz kalmayı tercih etmektedirler.
  • Yönetici ve öğretmen için motivasyon kaybına sebep oluyor: Yapılan araştırmalar şikâyetlerin okul yönetimi ve okulda çalışan personeli olumsuz yönde etkilediği ve bunun neticesinde personellerin motivasyonunu düşürdüğünü göstermektedir. Okul yöneticisi birçok zorluğa ve imkânların sınırlı olmasına rağmen okul ortamını en verimli hale getirmek için zaman ve emek harcarken başvurular karşısında verdiği emeğin görülmediği, anlaşılmadığı hissini yaşamakta ve “Bunca emek ne için?” sorusunu sormaktan kendini alamamaktadır.
  • Okul yöneticilerinin inisiyatif alanını daraltıyor: Okul ortamında karşılaşılan problemlerin çözümünde okul yöneticileri inisiyatif kullanmak durumunda kalabilmektedirler. CİMER’e yapılan başvurular okul yöneticilerinin inisiyatif alanlarını daralttığı gibi yetkin bir yöneticide olması beklenen risk alma becerisini de sınırlamaktadır.
  • İnceleme ve soruşturma süreçlerinde okul yöneticilerinin görevlendirilmesi ayrıca bir iş yükü oluşturuyor: CİMER başvuruları tatmin edici bir şekilde cevaplanmadığında ya da suç unsuru içerdiğinde konu inceleme ve soruşturma aşamasına taşınmaktadır. İddianın asılsız çıkması durumunda yine boşa harcanan zaman ve emek söz konusu olmaktadır. Diğer yandan maarif müfettişlerinin sayıca az olması inceleme ve soruşturma dosyalarında okul yöneticilerinin de muhakkik olarak görevlendirilmesi sonucunu doğurmakta; okul yöneticileri kendi kurumları ile ilgili başvuruları cevaplamanın dışında muhakkik olarak görevlendirdikleri dosyalara zaman ayırmak zorunda kalmaktadırlar.
  • Okul iklimi olumsuz etkileniyor: Başvurular çoğunlukla okul iklimine de yansımakta; öğretmenler arası ilişkilere, öğretmen öğrenci iletişimine, okul yönetimi ile öğretmen ilişkilerine, okul veli iletişimine olumsuz etki yapabilmektedir.
  • Okul yöneticisi ve öğretmenlerin sosyal saygınlıklarını zedeliyor: Asılsız olduğu başvuru sahibi tarafından da bilinen ancak kin, garez kaynaklı ve zarar vermek amaçlı başvurular okul yöneticilerinin ve öğretmenlerin kişilik haklarını ve mesleki onurlarını zedelemektedir. Başvurunun asılsızlığı kanıtlansa da hakkında başvuruda bulunulan kamu görevlisi bu durumun psikolojik ve sosyal etkilerini uzun süre yaşamaktadır. Hatta bu sebepten dolayı kurum değiştirme kararı alan yönetici ve öğretmenler olabilmektedir.

Öneriler
Katılımcı yönetim anlayışının yaygınlaştırılması amacıyla vatandaş odaklı, etkin, süratli, şeffaf bir şekilde ve doğru bilgilerle kamuoyunu aydınlatmayı esas kabul eden CİMER uygulamada okul ile paydaşlar arasındaki iletişimi sınırlayan, okul yöneticileri ve öğretmenler için bir tehdit ve baskı unsuruna dönüşmüş durumdadır. CİMER başvurularının okul yöneticileri ve öğretmenler üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılabilmesi için;

  • Şikâyet, görüş ve taleplerle ilgili başvurular için belirli kriterler geliştirilmelidir.
  • Kamu görevlilerine isnat ve iftirada bulunmanın yasal yaptırımları hakkında kamuoyu bilinçlendirilmelidir.
  • Başvuru sahibinin iddiasının asılsız olduğunun ispatı halinde hakkında başvuruda bulunulan kamu görevlisinin müracaatına gerek kalmaksızın 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 25. Maddesi (İsnat ve iftiralara karşı koruma: Devlet memurları hakkındaki ihbar ve şikâyetler, garaz veya mücerret hakaret için, uydurma bir suç isnadı suretiyle yapıldığı ve soruşturma veya yargılamanın tabi olduğu kanuni işlem sonucunda bu isnat sabit olmadığı takdirde, merkezde bu memurun en büyük amiri, illerde valiler, isnatta bulunanlar hakkında kamu davası açılmasını Cumhuriyet Savcılığından isterler) hükümleri uygulanmalıdır.
  • Şikâyetler ve talepler önem derecesine göre derecelendirilerek işleme alınmalıdır.
  • Başvuruların konuya, içeriğe göre oluşturulacak taslaklar üzerinden yapılması sağlanarak kişilik haklarına, meslek onuruna yönelik saldırı içeren ifadelerin ve üslubun kullanılmasının önüne geçilmelidir.
  • Muhatabının ya da çözüm üreticisinin okul yönetimi olmadığı başvurular ilgili birimlerce cevaplandırılmalıdır.
  • Okul içi ve dışı iletişim kanalları güçlendirilmeli, birincil ve en hızlı çözüm kaynağının okul yönetimi olduğu unutulmamalıdır.

1 Kasım 2022
Öncü Okul Yöneticileri Derneği

 

%d blogcu bunu beğendi: